Ünlü gazeteci Ekrem Açıkel, BluTV’de yayınlanan “Çekiç ve Gül: Bir Behzat Ç. Hikayesi” adlı diziye yönelik sert eleştirilerde bulundu. Açıkel, dizinin toplumsal kutuplaşmayı derinleştirecek unsurlar içerdiğini ve “ötekileştirme” dilini kullandığını belirterek, “O ayrımı reddediyoruz, inadına birbirimize sarılacağız” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Açıkel, televizyon ekranlarında veya dijital platformlarda yayınlanan yapımların ayrıştırıcı bir dil kullanmaması gerektiğinin altını çizdi. Sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalarla dikkat çeken Açıkel, dizinin belli kesimleri hedef alarak toplumu kutuplaştırdığı iddiasında bulundu.
Toplumsal Ayrışma Vurgusu ve Hedef Gösterilen Kesimler
Ekrem Açıkel, eleştirilerinde özellikle dizide Kemalistler, Aleviler ve dindarlar gibi farklı toplumsal grupların ele alınış biçimine odaklandı. Açıkel, bu grupların dizide “öteki” olarak gösterilmesinin ve bu yolla insanlar arasına nifak tohumları ekilmesinin doğru olmadığını savundu. Gazeteci, sanatın ve sanatçıların birleştirici bir rol üstlenmesi gerektiğini, ancak bazı yapımların bu sorumluluktan uzaklaştığını belirtti.
Sanatçıların Birleştirici Rolü Hatırlatması
Açıkel, konuşmasında Mahsun Kırmızıgül gibi geniş kitlelere hitap eden sanatçıların projelerinde de benzer hassasiyetlerin gözetilmesi gerektiğini vurguladı. Açıkel, “Sanatçılar birleştirici olmalı. Aydınlık olmalıyız, birleştirici olmalıyız. Karanlığa sürüklemeyin insanları. Ayrıştırmayın” ifadeleriyle, sanat camiasına toplumsal barışa hizmet etme çağrısı yaptı. Gazeteci, özellikle sanatın gücünün, farklılıkları bir araya getirme ve ortak paydalar oluşturma yönünde kullanılması gerektiğini savundu.
Ekrem Açıkel’in bu çıkışı, sosyal medyada geniş yankı buldu. Birçok kullanıcı, Açıkel’in eleştirilerine destek verirken, bazıları ise dizinin sanatsal ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Tartışma, dijital platformlardaki içeriklerin toplumsal yansımaları ve medya etiği konularını bir kez daha gündeme taşıdı.
Açıkel, son olarak şu mesajı verdi: “Biz o ayrımı reddediyoruz, inadına birbirimize sarılacağız. Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşları olarak, bu topraklarda yaşayan herkesin eşit, onurlu ve birbirine kenetlenmiş bir şekilde yaşaması temel arzumuzdur. Kimsenin bu birliği bozmasına izin vermeyeceğiz.”
