İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, Türkiye tarihinin en büyük madencilik faciası olan Soma’da yaşanan katliama ilişkin yargılanan kamu görevlileri davasında önemli bir karar imza attı. Mahkeme, alt mahkemece mahkumiyet kararı verilen 8 kamu görevlisi hakkında, “zaman aşımı süresinin dolması” gerekçesiyle kovuşturmanın durdurulmasına hükmetti. Bu kararla birlikte, faciada ihmali olduğu iddia edilen hiçbir kamu görevlisi yargı önünde cezalandırılmamış olacak.
13 Mayıs 2014 tarihinde 301 madencinin hayatını kaybettiği Soma faciasının ardından başlatılan ve kamu görevlilerini hedef alan dava, on yılı aşkın süredir devam ediyordu. Mağdur aileleri ve avukatlar, kamu denetimindeki eksiklikler nedeniyle faciada kamu görevlilerinin de sorumluluğu olduğuna inanıyordu. Ancak son istinaf kararı, bu beklentilere büyük bir darbe vurdu.
Yargılama Süreci ve İstinaf Kararının Detayları
Soma’da meydana gelen ve Türkiye’yi yasa boğan facianın ardından, maden şirketinin yöneticileri hakkında açılan ana davanın yanı sıra, denetimden sorumlu kamu görevlileri hakkında da ayrı bir yargı süreci başlatılmıştı. Bu davada toplam 24 kamu görevlisi (bazıları emekli, bazıları görevde) “taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmasına neden olma” suçundan yargılanıyordu.
Akhisar Mahkemesi’nin Önceki Kararı
Akhisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 2022 yılında verdiği kararda, yargılanan 24 kamu görevlisinden 16’sının beraatine karar vermişti. Kalan 8 kamu görevlisi hakkında ise, 11 ay 20 gün ile 1 yıl 15 gün arasında değişen hapis cezaları verilmiş, bu cezalar ertelenmişti. Bu karar, mağdur aileleri ve avukatları tarafından yetersiz bulunarak temyize götürülmüştü.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’nin Kararı
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf), temyiz incelemesi sonucunda, Akhisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 8 kamu görevlisi hakkında verdiği mahkumiyet kararlarını bozdu. Bozma gerekçesi olarak, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 66. maddesinde düzenlenen zaman aşımı hükmü gösterildi. Mahkeme, “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçunun azami ceza miktarının 5 yıla kadar hapis olması nedeniyle, zaman aşımı süresinin 8 yıl olduğunu ve bu sürenin olayın gerçekleştiği 13 Mayıs 2014 tarihinden itibaren işlemeye başladığını belirtti. Yargılama süreci içinde bu sürenin dolduğu kabul edildi.
Mağdur Ailelerinin ve Avukatların Tepkisi
Bu karar, Soma faciasında yakınlarını kaybeden aileler ve onların hukuk mücadelesini yürüten avukatlar arasında büyük bir infial yarattı. Uzun yıllardır adalet arayışında olan aileler, kamu görevlilerinin sorumluluğunun zaman aşımına uğramasıyla derin bir hayal kırıklığı yaşadı. Avukatlar, bu kararın kamu görevlilerini adeta dokunulmaz kıldığını ve gelecekte benzer ihmallerin önünü açabileceği endişesini dile getirdi. Kamu görevlilerinin “bilinçli taksirle” yargılanması taleplerinin dikkate alınmaması ve suç vasfının “basit taksir” olarak belirlenmesi, zaman aşımının uygulanmasında kilit rol oynadı.
Soma Faciası ve Kamu Denetimi Tartışmaları
Soma maden faciası, Türkiye’deki iş güvenliği ve kamu denetim mekanizmalarının yetersizliğini bir kez daha gözler önüne sermişti. Facianın ardından yapılan araştırmalar ve yargılamalar, madende ciddi güvenlik ihlallerinin bulunduğunu ve bu ihlallerin kamu denetimi tarafından yeterince tespit edilemediğini ya da müdahale edilmediğini ortaya koymuştu. Kamu görevlileri davasının zaman aşımı nedeniyle sonuçsuz kalması, bu tartışmaları yeniden alevlendirecek gibi görünüyor. Uzun ve acı dolu bir bekleyişin ardından, faciada ihmali olduğu iddia edilen kamu görevlilerinin hiçbir ceza almaması, adalet duygusunu derinden yaralayan bir gelişme olarak kayıtlara geçti.
