Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in oğlu Gökhan Böcek’in karıştığı trafik kazasında, resmi aracı kullandığı iddia edilen iki şoför hakkında savcılık, tutuklama talebinin reddedilerek verilen adli kontrol kararına itiraz etti. Bu yeni gelişme, yaklaşık iki yıl önce yaşanan ve motosiklet sürücüsü Enver Tuna’nın bacağını kaybetmesine neden olan kazayla ilgili hukuki süreci yeniden hızlandırdı.
Olay, 14 Eylül 2021 tarihinde Antalya’nın Gazi Bulvarı üzerinde meydana gelmişti. İddialara göre, Muhittin Böcek’in oğlu Gökhan Böcek’in kullandığı ve belediyeye ait 07 AET 07 plakalı resmi araç, seyir halindeki motosiklet sürücüsü Enver Tuna’ya çarpmıştı. Kazanın ilk anlarında olay yerine gelen trafik ekiplerinin raporunda, Tuna’nın resmi araca arkadan çarptığı öne sürülmüştü. Ancak bu ilk tespitler, olayın gerçek yüzünü ortaya çıkaran güvenlik kamerası görüntülerinin ortaya çıkmasıyla tamamen değişti. Enver Tuna, kaza sonucunda bir bacağını kaybetmiş ve hayati tehlike atlatan ağır yaralanmalarla uzun süre tedavi görmüştü.
Görüntülerle Değişen Kaza Raporu ve Savcılık Soruşturması
Kazadan kısa bir süre sonra kamuoyuna yansıyan güvenlik kamerası kayıtları, resmi aracın sol şeritten kurallara aykırı bir şekilde U dönüşü yapmaya çalıştığını ve bu manevra sırasında motosiklet sürücüsü Tuna’nın yolunu kestiğini net bir şekilde gösterdi. Görüntülerin incelenmesiyle birlikte, ilk kaza raporunun “eksik ve hatalı” olduğu tespit edildi. Bunun üzerine dosya, daha kapsamlı bir soruşturma yürütülmesi amacıyla Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na devredildi.
Soruşturma sürecinde, Büyükşehir Belediyesi’nin resmi şoförlerinden T.P. ve B.D., kaza anında 07 AET 07 plakalı aracı kendilerinin kullandığına dair çelişkili beyanlarda bulundu. Ancak toplanan deliller ve güvenlik kamerası görüntüleri, aracın kaza anında Gökhan Böcek tarafından kullanıldığı yönündeki şüpheleri güçlendirdi. Bu çelişkili ifadeler ve gerçeği gizleme çabası iddiası üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, şoförler T.P. ve B.D. hakkında “görevi kötüye kullanma” ve “dolandırıcılık” suçlarından tutuklama talep etti. Savcılık, şoförlerin bu beyanlarla delilleri karartmaya çalıştığını ve adli süreci yanıltıcı bilgilerle manipüle ettiğini öne sürdü.
Adli Kontrol Kararına Savcılıktan İtiraz Geldi
Antalya 2. Sulh Ceza Hakimliği, savcılığın tutuklama talebini değerlendirerek, şüpheli şoförler T.P. ve B.D. hakkında tutuklama yerine adli kontrol şartıyla serbest bırakılma kararı verdi. Ancak bu karar, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kısa sürede itiraza konu oldu. Savcılık, şoförlerin verdikleri çelişkili ifadeler, olay yerindeki delillerin karartılması ihtimali ve atılı suçların niteliği göz önüne alındığında, tutuklu yargılanmaları gerektiği yönündeki talebini korudu. Savcılığın bu itirazı, bir üst mahkeme olan Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliği tarafından incelenecek.
Avukat Çelik: “Bu Bir Örtbas Çabasıdır”
Kazada ağır yaralanan Enver Tuna’nın avukatı Celal Çelik, savcılığın tutuklama talebine tam destek verdiklerini ifade etti. Çelik, açıklamasında, “Güvenlik kamerası görüntüleri, kazanın nasıl meydana geldiğini ve aracı kimin kullandığını açıkça ortaya koymaktadır. Buna rağmen şoförlerin suçu üstlenmeye çalışması, apaçık bir gerçeği karartma ve belediye başkanının oğlunu koruma çabasıdır. Bu durum, adaletin tecellisi için kabul edilemez” şeklinde konuştu.
Avukat Çelik, dosyadaki delil durumu ve şüphelilerin konumları itibarıyla kaçma veya delilleri etkileme riskinin yüksek olduğunu belirterek, adaletin sağlanması adına şoförlerin tutuklanmasının elzem olduğunu vurguladı. Mağdur Enver Tuna’nın ailesi de davanın adil bir şekilde sonuçlanmasını beklediklerini belirtti.