İstanbul Boğazı’nın Bebek, Arnavutköy ve Rumelihisarı bölgelerinde gözlemlenen ve tedirginliğe yol açan renk değişimi, vatandaşlar arasında büyük merak uyandırdı. Boğaz’ın yüzeyinin kızıl kahverengiye çalan bir tona bürünmesi, ilk bakışta ürkütücü bir manzara oluştururken, uzmanlar bu durumun doğal bir fenomene işaret ettiğini belirtti.
Deniz biyologları, Boğaz’daki bu dikkat çekici renk dönüşümünün başlıca nedeninin, “Noctiluca scintillans” adlı tek hücreli bir organizmanın neden olduğu yoğun alg patlaması, yani ‘kızıl gelgit’ olduğunu açıkladı. Bu doğal oluşum, özellikle ilkbahar aylarında deniz suyu sıcaklığının artması ve besin maddelerinin yoğunlaşmasıyla tetikleniyor.
Boğaz’daki Gözlemler ve Kamuoyu Endişesi
Geçtiğimiz günlerde, İstanbul Boğazı’nda, özellikle Avrupa Yakası kıyılarında Bebek’ten Rumelihisarı’na kadar uzanan şeritte denizin renginde belirgin bir farklılaşma kaydedildi. Normalde berrak mavi olan sular, kızıl-kahverengi, çamurlu bir görünüme büründü. Bu durum, fotoğraf ve video kareleriyle sosyal medyaya yansırken, İstanbullular arasında “Kirlilik mi var?”, “Tehlikeli mi?” gibi sorularla endişe yarattı. Görüntüler, balıkçı teknelerinin geçtiği yerlerde daha da belirginleşerek merakı artırdı.
Uzmanından Açıklama: Doğal Bir Alg Patlaması
Konuyla ilgili görüşlerine başvurulan Deniz Biyoloğu Prof. Dr. Şükrü Palaz, Boğaz’daki bu renk değişiminin nedenini bilimsel verilerle açıkladı. Palaz, “Bu bir kirlilik değil, tamamen doğal bir olay. Deniz suyunda yaşayan tek hücreli canlılardan Noctiluca scintillans adlı türün mevsimsel olarak aşırı çoğalmasından kaynaklanıyor,” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Palaz, bu durumun deniz ekosisteminin bir parçası olduğunu ve özellikle ilkbahar aylarında sıkça görüldüğünü vurguladı.
Noctiluca Scintillans ve “Kızıl Gelgit” Fenomeni
Noctiluca scintillans, halk arasında “deniz anası” veya “yakamoza neden olan” canlı olarak da bilinen, biyolüminesans özelliğe sahip bir dinoflagellat türüdür. Bu organizmaların klorofil içermemesi nedeniyle doğrudan fotosentez yapmasalar da, besin zincirinin alt basamaklarında yer alır ve planktonlarla beslenirler. Yoğunlaştıklarında, hücrelerinde bulunan pigmentler nedeniyle suya kırmızımsı veya kahverengimsi bir renk verirler. Bu duruma ‘kızıl gelgit’ adı verilir.
Prof. Dr. Palaz’a göre, bu tür alg patlamaları için iki temel faktör gereklidir: deniz suyu sıcaklığının belirli bir seviyeye ulaşması ve besin maddelerinin (nitrat, fosfat gibi) bol miktarda bulunması. Özellikle son dönemde artan yağışlar ve karasal akışlar, deniz suyuna daha fazla besin taşımış olabilir. Ayrıca, ilkbahar ile birlikte artan güneş ışığı ve deniz suyu sıcaklığı da bu organizmaların hızla çoğalmasına zemin hazırlamaktadır.
Çevresel Etkileri ve Halk Sağlığı
Prof. Dr. Şükrü Palaz, Noctiluca scintillans’ın doğrudan insanlar için toksik olmadığını ve yüzücüler veya denizden yararlananlar için bir sağlık riski taşımadığını belirtti. Ancak, çok yoğun alg patlamaları, denizdeki oksijen seviyesini düşürerek balık ve diğer deniz canlıları için olumsuz koşullar yaratabilir. Bu durum, özellikle gece saatlerinde veya alglerin çürümesiyle birlikte oksijen tüketiminin artmasıyla ortaya çıkabilir. Palaz, şu an için Boğaz’daki yoğunluğun bu derece kritik bir seviyede olmadığını, ancak izlenmeye devam edilmesi gerektiğini ifade etti.
Geçmişte de Boğaz’da benzer renk değişimlerinin yaşandığı ve bunların genellikle mevsimsel ve geçici olaylar olduğu biliniyor. Uzmanlar, bu durumun birkaç gün veya hafta içinde kendiliğinden normale döneceğini, deniz akıntılarının ve rüzgarların da organizmaların dağılmasına yardımcı olacağını öngörüyor.
İstanbul Boğazı’nın rengi neden değişti?
İstanbul Boğazı’nda gözlemlenen renk değişiminin temel nedeni, ilkbahar aylarında deniz suyu sıcaklığının artması ve besin maddelerinin yoğunlaşmasıyla tetiklenen ‘Noctiluca scintillans’ adlı tek hücreli organizmanın neden olduğu doğal bir alg patlamasıdır. Bu durum, ‘kızıl gelgit’ olarak da bilinir ve doğal bir mevsimsel fenomendir.
