Ülke gündeminde art arda yaşanan depremlerin yaraları sarılmaya çalışılırken, kamu ihalelerindeki dikkat çekici gelişmeler de gözden kaçmıyor. Limak Holding bünyesindeki Limak İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş., geçtiğimiz haftalarda Karayolları Genel Müdürlüğü’nden (KGM) yaklaşık 2.2 milyar TL değerinde bir karayolu ihalesi aldı. Bu ihale, şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir’in depremzedeler için yapılan ortak yayında büyük bir bağış açıklamasından kısa bir süre sonra gerçekleşmesiyle dikkatleri üzerine çekti.
Limak İnşaat’a Tek Başına İhale
Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 16 Mart 2023 tarihinde gerçekleştirilen ihale, Zonguldak’taki Filyos Bağlantı Yolu’nun yapımını kapsıyor. Kamu İhale Bülteni’nde yer alan bilgilere göre, 2 milyar 207 milyon 633 bin 281 TL bedelli bu dev ihaleyi sadece tek bir şirket, Limak İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. teklif vererek kazandı. İhalenin tek bir firmaya kalması, kamuoyunda şeffaflık ve rekabet koşullarıyla ilgili soruları beraberinde getirdi.
Nihat Özdemir’den Deprem Bağışı ve İhale Süreci
Limak Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, AKP iktidarına yakınlığıyla bilinen ve kamu ihalelerinde sıkça adını duyuran bir iş insanı olarak öne çıkıyor. Özdemir, 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından 15 Şubat 2023 tarihinde düzenlenen “Türkiye Tek Yürek” yardım kampanyasında Limak Holding adına 360 milyon TL bağışladığını açıklamıştı. Bu bağış, KGM tarafından Limak İnşaat’a verilen 2.2 milyar TL’lik ihalenin tarihinden yaklaşık bir ay önce yapıldı.
Özdemir’in bu cömert bağışı ve ardından gelen milyarlık kamu ihalesi, kamu kaynaklarının kullanımı ve ihalelerin verilme süreçleri hakkında tartışmaları yeniden alevlendirdi. Sosyal medyada ve muhalefet partilerince sıkça eleştirilen “beşli çete” olarak adlandırılan müteahhit grupları arasında yer aldığı iddia edilen Limak, özellikle son 20 yılda aldığı kamu ihaleleriyle gündemden düşmüyor.
“Beşli Çete” Eleştirileri ve Geçmiş İhaleler
Limak Holding, Türkiye’nin önde gelen inşaat firmalarından biri olarak, özellikle son dönemde Kamu İhale Kanunu’ndaki değişiklikler ve istisna hükümleri sayesinde birçok büyük altyapı projesini üstlenmesiyle tanınıyor. İstanbul Havalimanı, Osmangazi Köprüsü, Avrasya Tüneli gibi mega projelerde yer alan grup, sıkça tek başına veya bir konsorsiyum içinde kamu ihalelerini almasıyla biliniyor.
Kamu İhale Kurumu (KİK) verilerine göre, Limak İnşaat’ın da aralarında bulunduğu bazı şirketler, özellikle kriz dönemlerinde veya olağanüstü durumlarda “belli istekliler arasında” veya “pazarlık usulü” gibi yöntemlerle aldıkları ihalelerle eleştirilerin hedefi oluyor. Bu durum, kamuoyunda ihalelerde rekabetin yeterince sağlanamadığı ve iktidara yakın firmaların avantajlı konumda olduğu algısını güçlendiriyor.
Zonguldak Filyos Bağlantı Yolu ihalesi de, tek teklifle tamamlanması ve şirketin sahibi Özdemir’in büyük deprem bağışının hemen ardından gelmesiyle bu tartışmaların yeni bir halkasını oluşturdu. Devletin en temel görevi olan kamu hizmetlerinin sağlanmasında harcanan milyarlarca liralık kamu kaynaklarının en şeffaf ve rekabetçi şekilde kullanılması beklenirken, bu tür gelişmeler kamuoyunda soru işaretleri bırakmaya devam ediyor.
