Türkiye Dışişleri Bakanlığı, İsrail hükümetinin 15 Şubat 2026 tarihinde Batı Şeria’da binlerce dönüm arazinin “devlet toprağı” olarak ilan edilmesi yönündeki kararını sert bir dille kınadığını duyurdu. Ankara, bu kararın uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu ve bölgedeki iki devletli çözüm vizyonunu ciddi şekilde baltaladığını vurguladı.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı yerleşim birimlerini genişletme ve Filistinli sivilleri zorla yerlerinden etme çabalarının Türkiye tarafından kabul edilemez olduğu ifade edildi. İsrail’e, bölgedeki gerilimi tırmandıran bu adımlarından derhal geri dönmesi çağrısı yapıldı.
Ankara’dan Net Mesaj: Uluslararası Hukuk İhlali
Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan bildiri, İsrail’in Batı Şeria’daki eylemlerine karşı Türkiye’nin uluslararası hukuka dayalı kararlı duruşunu bir kez daha ortaya koydu. Açıklamada, İsrail hükümetinin aldığı son kararın, Filistin toprakları üzerinde yasa dışı yerleşim faaliyetlerinin daha da derinleştirilmesi ve Filistin halkının demografik yapısını değiştirme girişimlerinin bir parçası olduğu belirtildi.
- Kararın Kapsamı: İsrail hükümetinin, 15 Şubat 2026’da Batı Şeria’da binlerce dönümlük araziyi “devlet toprağı” olarak ilan etme kararı.
- Türkiye’nin Değerlendirmesi: Uluslararası hukukun açık ihlali ve iki devletli çözüm vizyonunu sekteye uğratıcı bir adım.
- Talep: İsrail’in bu “yanlış karardan” derhal geri dönmesi.
İki Devletli Çözüme Engel Teşkil Ediyor
Türkiye, İsrail’in Batı Şeria’daki genişleme politikalarının, uzun süredir desteklediği ve bölgesel barışın temelini oluşturduğuna inandığı iki devletli çözümün önündeki en büyük engellerden biri olduğunu defalarca dile getirmiştir. Bakanlık açıklamasında da bu konuya özel vurgu yapıldı. Yerleşim birimlerinin genişletilmesi ve arazi gaspı, bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin coğrafi bütünlüğünü tehdit ederek kalıcı barış umutlarını zedeliyor.
Açıklamada, “Türkiye, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti kurulması yönündeki kararlı duruşunu muhafaza etmeye devam edecektir” ifadelerine yer verilerek, Ankara’nın Filistin davasına olan sarsılmaz desteği bir kez daha teyit edildi. Bu duruş, hem bölgesel istikrar hem de uluslararası hukukun üstünlüğü açısından kritik bir önem taşıyor.
Dışişleri Bakanlığı, uluslararası toplumu da İsrail’in bu tür tek taraflı ve uluslararası hukuka aykırı adımlarına karşı net bir tutum sergilemeye ve Filistin halkının meşru haklarını korumaya çağırdı. Ankara, Ortadoğu’da adil ve kalıcı bir barışın ancak işgalin sona ermesi ve Filistin Devleti’nin tam tanınmasıyla mümkün olabileceği görüşünü sürdürüyor.
